Menü
Meâller
Elmalılı H.Yazır
29. De ki: O öyle Rahman, işte biz ona iyman ettik ve ona dayanmaktayız, ileride sizler de bileceksiniz ki o açık bir dalâl içinde bulunan kim?
B.Bayraklı
29. De ki: “Bizim Rabbimiz Rahmân’dır. O’na inandık ve yalnız O’na güvendik. Yakında, kimin apaçık bir sapıklık içinde olduğunu bileceksiniz.”
A.Bayındır
29. De ki: “O, iyiliği sonsuz olandır[1*]; biz ona inanıp güvendik ve sadece ona dayandık. Açık bir sapkınlık içinde olanın kim olduğunu yakında öğrenirsiniz[2*].”[1*] Rahmân “rahmeti her şeyi kuşatan” demektir. Bu özellik Allah’tan başkasında olmayacağı için kelimeyi “iyiliği sonsuz” diye çevirdik (Fatiha 1/1-3, Rahman 55/1).[2*] Şuara 26/96-97.  Dipnotlar »
C.Külünkoğlu
29. De ki: “O (Allah), Rahmandır (varlık âleminde bulunan bütün yarattıklarına merhamet edip nimet verendir). Biz O’na inanmış ve O’na güvenmişiz. Siz kimin apaçık sapıklıkta olduğunu yakında öğreneceksiniz!”
S.Ateş
29. De ki: "O, çok merhametlidir. O'na inanmış, O'na dayanmışızdır. Yakında kimin apaçık bir sapıklık içinde olduğunu bileceksiniz."
İngilizce Kelime Meali
قُلْ=Say, هُوَ=`He الرَّحْمٰنُ=(is) the Most Gracious; ءَامَنَّا=we believe بِهِۦ=in Him, وَعَلَيْهِ=and upon Him تَوَكَّلْنَاۖ=we put (our) trust. فَسَتَعْلَمُونَ=So soon you will know مَنْ=who هُوَ=(is) it فِى=(that is) in ضَلٰلٍ=error مُّبِينٍ=clear.`
(67) Mülk Sûresi Kelime Meâli
 ‎﴾ 1 ﴿‎   تَبَارَكَ=bereket kaynağıdır«berekãt_mubãrek»الَّذِي=olan بِيَدِهِ=kendi elinde الْمُلْكُ=‑asıl‑hükümranlık«mülk» ▼ وَ=ve هُوَ=O عَلَىٰ كُلِّ شَيْءٍ=herşeye قَدِيرٌ=güç yetirendir«kadîr_mikdãr»
 ‎﴾ 2 ﴿‎   اَلَّذِي=olandır خَلَقَ=yaratmış الْمَوْتَ=ölümü وَ=ve الْحَيَاةَ=hayatı ▼ لِيَبْلُوَكُمْ=sınamak«belã» için ▼ أَيُّكُمْ=hanginiz أَحْسَنُ=daha güzeldir«hasen»عَمَلًاۚ=iş olarak ▼ وَ=ve هُوَ=O الْعَزِيزُ=‑asıl‑"Üstün Gelen"dir«azîz»الْغَفُورُ=“Günahları Örten”dir«ğafûr»
 ‎﴾ 3 ﴿‎   اَلَّذِي=olandır خَلَقَ=yaratmış ▼ سَبْعَ=yedi سَمَاوَاتٍ=göğü طِبَاقًاۖ=tabakalı olarak ▼ مَا تَرَىٰ=görmezsin فِي خَلْقِ=yaratmasında الرَّحْمَٰنِ=o “Merhametin Kaynağı”nın«rahmãn»مِنْ=herhangi تَفَاوُتٍۖ=bir uyumsuzluk ▼ فَ=bu halde ارْجِعِ=döndür الْبَصَرَ=o gözü ▼ هَلْ=musun? تَرَىٰ=görüyor مِنْ=herhangi فُطُورٍ=bir kusur
 ‎﴾ 4 ﴿‎   ثُمَّ=sonrasında ارْجِعِ=döndür الْبَصَرَ=o gözü كَرَّتَيْنِ=iki kez daha ▼ يَنْقَلِبْ=döner إِلَيْكَ=sana doğru الْبَصَرُ=o göz ▼ خَاسِئًا=umudu keserek وَ=halde هُوَ=kendisi حَسِيرٌ=yorgun düşmüş
 ‎﴾ 5 ﴿‎   وَ=ve لَقَدْ=emin olun ki زَيَّنَّا=Biz hoşa giden hale getirdik «ziynet»السَّمَاءَ=göğü الدُّنْيَا=en yakın ▼ بِمَصَابِيحَ=lambalarla ▼ وَ=ve جَعَلْنَاهَا=yaptık onları رُجُومًا=taşlar لِلشَّيَاطِينِۖ=şeytanlar için ▼ وَ=ve أَعْتَدْنَا=hazırladık لَهُمْ=onlara عَذَابَ=cezasını«azãb»السَّعِيرِ=o ”Tutuşturulmuş”un
 ‎﴾ 6 ﴿‎   وَ=ve لِلَّذِينَ=kimseleredir كَفَرُوا=görmezlikten gelmiş«küfr_kãfir»بِرَبِّهِمْ="Efendi ve Sahib"lerini«rabb» ▼ عَذَابُ=cezası«azãb»جَهَنَّمَۖ=Cehennemin ▼ وَ=ve بِئْسَ=ne kötüdür الْمَصِيرُ=o varış«mesîr»
 ‎﴾ 7 ﴿‎   إِذَا=zaman أُلْقُوا=atıldıkları فِيهَا=oraya ▼ سَمِعُوا=işitirler لَهَا=oranın شَهِيقًا=homurtusunu ▼ وَ=iken هِيَ=orası تَفُورُ=kaynıyor
 ‎﴾ 8 ﴿‎   تَكَادُ=neredeyse تَمَيَّزُ=çatlayacak مِنَ الْغَيْظِۖ=hınçtan ▼ كُلَّمَا=her أُلْقِيَ=atıldıkça فِيهَا=oranın içine فَوْجٌ=bir bölük ▼ سَأَلَهُمْ=sordular onlara خَزَنَتُهَا=oranın bekçileri ▼ أَ=mi? لَمْ يَأْتِكُمْ=gelmedi size نَذِيرٌ=bir uyarıcı
 ‎﴾ 9 ﴿‎   قَالُوا=dediler ki بَلَىٰ=Evet! قَدْ=kesinlikle جَاءَنَا=geldi bize نَذِيرٌ=bir uyarıcı فَ=fakat كَذَّبْنَا=biz yalancı sayıp durduk«tekzîb» ▼ وَ=ve قُلْنَا=dedik ki مَا نَزَّلَ=indirmedi اللَّهُ=Allah مِنْ=herhangi شَيْءٍ=bir şey ▼ إِنْ=değilsiniz أَنْتُمْ=siz إِلَّا=olandan başkası فِي=içinde ضَلَالٍ=bir yolunu saşırmışlık«dalãl»كَبِيرٍ=«büyük»ağır
 ‎﴾ 10 ﴿‎   وَ=ve قَالُوا=dediler ki لَوْ=eğer كُنَّا=olsaydık نَسْمَعُ=söz dinliyor ▼ أَوْ=yahut نَعْقِلُ=akıl erdirip kavrasaydık«akl» ▼ مَا كُنَّا=olmazdık فِي=arasında أَصْحَابِ=yoldaşlarının«eshãb_sãhib»السَّعِيرِ=o ”Tutuşturulmuş”un«saîr»
 ‎﴾ 11 ﴿‎   فَ=böylece اعْتَرَفُوا=itiraf ettiler بِذَنْبِهِمْ=suçlarını«zenb» ▼ فَ=bu halde سُحْقًا=uzak olsun لِأَصْحَابِ=yoldaşları«eshãb_sãhib»السَّعِيرِ=o ”Tutuşturulmuş”un
 ‎﴾ 12 ﴿‎   إِنَّ=şu bir gerçek ki الَّذِينَ=kimselerin يَخْشَوْنَ=çekinen«huşû»رَبَّهُمْ="Efendi ve Sahib"lerinden«rabb»بِالْغَيْبِ=«gıyaben»”görmemekle birlikte”«ğayb» ▼ لَهُمْ=‑vardır‑kendileri için مَغْفِرَةٌ=günahlarının örtülmesi«mağfiret»وَ=ve أَجْرٌ=bir bedel«ecr»كَبِيرٌ=büyük
 ‎﴾ 13 ﴿‎   وَ=ister أَسِرُّوا=gizleyin«sirra»قَوْلَكُمْ=söylediğinizi ▼ أَوِ=yahut اجْهَرُوا=açıkça duyurun بِهِۖ=onu إِنَّهُ=şu bir gerçek ki O عَلِيمٌ=bilendir«alîm»بِذَاتِ=özünü الصُّدُورِ=göğüslerin
 ‎﴾ 14 ﴿‎   أَ=mi? لَا يَعْلَمُ=bilmez مَنْ=kimse خَلَقَ=yaratmış ▼ وَ=iken هُوَ=kendisi اللَّطِيفُ=‑asıl‑”İncelikleri Bilen”«latîf»الْخَبِيرُ=‑asıl‑”Haberi Olan”«habîr»
 ‎﴾ 15 ﴿‎   هُوَ=O الَّذِي=olandır جَعَلَ=yapmış لَكُمُ=size الْأَرْضَ=yeryüzünü ذَلُولًا=boynu eğik«zillet» ▼ فَ=öyleyse امْشُوا=yürüyün فِي مَنَاكِبِهَا=oranın omuzlarında ▼ وَ=ve كُلُوا=yiyin مِنْ رِزْقِهِۖ=faydalandırıldığınız «nimetlerin» den«rızk» ▼ وَ=ve إِلَيْهِ=O′nun huzurundadır النُّشُورُ=diriliş
 ‎﴾ 16 ﴿‎   أَ=misiniz? أَمِنْتُمْ=siz güvende ▼ مَنْ=kimsenin فِي السَّمَاءِ=gökteki ▼ أَنْ يَخْسِفَ=batırmasından بِكُمُ=sizi الْأَرْضَ=yeryüzüne ▼ فَ=ki إِذَا=birden هِيَ=o تَمُورُ=sallanır
 ‎﴾ 17 ﴿‎   أَمْ=yoksa mı? أَمِنْتُمْ=siz güvendesiniz ▼ مَنْ=olanın فِي السَّمَاءِ=gökte ▼ أَنْ يُرْسِلَ=göndermesinden عَلَيْكُمْ=üzerinize حَاصِبًاۖ=”taş yağdıran fırtına” ▼ فَ=bu halde سَتَعْلَمُونَ=bileceksiniz كَيْفَ=nasıldır نَذِيرِ=tehdidim
 ‎﴾ 18 ﴿‎   وَ=ve لَقَدْ=emin olun ki كَذَّبَ=yalan(cı) sayıp durdular«tekzîb»الَّذِينَ=kimseler مِنْ قَبْلِهِمْ=kendilerinden öncekiler içerisinden ▼ فَ=ki sonra كَيْفَ=nasıl? كَانَ=oldu نَكِيرِ=beni inkar
 ‎﴾ 19 ﴿‎   أَ=mı? وَ=peki لَمْ يَرَوْا=görmüyorlar ▼ إِلَى الطَّيْرِ=kuşları فَوْقَهُمْ=üstlerindeki صَافَاتٍ=sıra sıra ▼ وَ=halde يَقْبِضْنَۚ=açıp yumar ▼ مَا يُمْسِكُهُنَّ=tutmuyor onları إِلَّا=başkası الرَّحْمَٰنُۚ=o “Merhametin Kaynağı”ndan«rahmãn» ▼ إِنَّهُ=şu bir gerçek ki O بِكُلِّ شَيْءٍ=herşeyi بَصِيرٌ=görendir«basîr»
 ‎﴾ 20 ﴿‎   أَمَّنْ=yahut kimdir? هَٰذَا=o ▼ الَّذِي=olan هُوَ=kendisi جُنْدٌ=bir ordu لَكُمْ=sizin için ▼ يَنْصُرُكُمْ=size yardım edecek مِنْ دُونِ=dışında الرَّحْمَٰنِۚ=o “Merhametin Kaynağı”nın«rahmãn» ▼ إِنِ=şu bir gerçek ki الْكَافِرُونَ=«ilâhi sözleri» görmezlikten gelenler«küfr_kãfir» ▼ إِلَّا=ancak فِي=içindedirler غُرُورٍ=bir aldanış
 ‎﴾ 21 ﴿‎   أَمَّنْ=yahut kimdir? هَٰذَا=o الَّذِي=olan يَرْزُقُكُمْ=«nimetlerden» faydalandıracak«rızk» ▼ إِنْ=eğer أَمْسَكَ=tutarsa رِزْقَهُۚ=faydalandırıldığınız «nimetler» ini«rızk» ▼ بَلْ=yok aslında! لَجُّوا=onlar direnmektedirler ▼ فِي=içinde عُتُوٍّ=azmışlık وَ=ve نُفُورٍ=nefret
 ‎﴾ 22 ﴿‎   أَ=mi? فَ=şu halde مَنْ=kimse يَمْشِي=yürüyen مُكِبًّا=kapaklanarak عَلَىٰ وَجْهِهِ=yüzüstü أَهْدَىٰ=daha iyi bir yol gösterilmiştir«hüdã» ▼ أَمَّنْ=yoksa kimse mi? يَمْشِي=yürüyen سَوِيًّا=dengeli olarak عَلَىٰ=üzerinde صِرَاطٍ=bir yol«sırãt»مُسْتَقِيمٍ=dosdoğru«müstakîm»
 ‎﴾ 23 ﴿‎   قُلْ=de ki هُوَ=O′dur الَّذِي=olan أَنْشَأَكُمْ=sizi vücuda getirmiş«inşá» ▼ وَ=ve جَعَلَ=vermiş لَكُمُ=size السَّمْعَ=işitme ▼ وَ=ve الْأَبْصَارَ=gözler وَ=ve الْأَفْئِدَةَۖ=gönüller ▼ قَلِيلًا=azıcık مَا=ne kadar da! تَشْكُرُونَ=kıymet biliyorsunuz«şekûr_şãkir»
 ‎﴾ 24 ﴿‎   قُلْ=de ki هُوَ=O′dur الَّذِي=olan ذَرَأَكُمْ=sizi yaratıp çoğaltmış فِي الْأَرْضِ=yeryüzünde ▼ وَ=ve إِلَيْهِ=O′na تُحْشَرُونَ=toplanacaksınız«haşr»
 ‎﴾ 25 ﴿‎   وَ=ve يَقُولُونَ=diyorlar ki ▼ مَتَىٰ=ne zaman? هَٰذَا=bu الْوَعْدُ=verilen söz«va′d» ▼ إِنْ=mademki كُنْتُمْ=sizsiniz صَادِقِينَ=gerçeği söyleyen«sıdk_sãdık»
 ‎﴾ 26 ﴿‎   قُلْ=de ki إِنَّمَا=ancak ve sadece الْعِلْمُ=o Bilgi«ilm»عِنْدَ=katındadır اللَّهِ=Allah′ın ▼ وَ=ve إِنَّمَا=ancak ve sadece أَنَا=ben نَذِيرٌ=bir uyarıcıyım مُبِينٌ=apaçık (veya”açıklığa kavuşturan”)«mübîn»
 ‎﴾ 27 ﴿‎   فَ=sonra da لَمَّا رَأَوْهُ=görünce onu زُلْفَةً=yakından ▼ سِيئَتْ=kötüleşti وُجُوهُ=yüzleri الَّذِينَ=kimselerin كَفَرُوا=«ilâhi sözleri» görmezlikten gelmiş«küfr_kãfir» ▼ وَ=ve قِيلَ=dendi ki ▼ هَٰذَا=işte budur الَّذِي=şey كُنْتُمْ=olduğunuz بِهِ=kendisini تَدَّعُونَ=çağırmakta«duã»
 ‎﴾ 28 ﴿‎   قُلْ=de ki أَرَأَيْتُمْ=«deyim  gördünüz mü»bir baksanıza! ▼ إِنْ=eğer أَهْلَكَنِيَ=helaketse beni اللَّهُ=Allah ▼ وَ=ve مَنْ=olanları مَعِيَ=benimle beraber ▼ أَوْ=yahut رَحِمَنَا=merhamet«rahmet»etse bize ▼ فَ=o zaman مَنْ=kim? يُجِيرُ=kurtaracak الْكَافِرِينَ=«ilâhi sözleri» görmezlikten gelenleri«küfr_kãfir»مِنْ عَذَابٍ=bir cezadan«azãb»أَلِيمٍ=üzüntü veren«elîm»
 ‎﴾ 29 ﴿‎   قُلْ=de ki هُوَ=O الرَّحْمَٰنُ=“Merhametin Kaynağı”dır«rahmãn» ▼ آمَنَّا=inanıp güvenmişizdir«îmãn»بِهِ=O′na ▼ وَ=ve عَلَيْهِ=O′na تَوَكَّلْنَاۖ=sırtımızı güvenle dayamışızdır«tevekkül» ▼ فَ=o zaman سَتَعْلَمُونَ=ileride bileceksiniz مَنْ=kimin هُوَ=kendisi فِي=içindedir ضَلَالٍ=bir yolunu saşırmışlık«dalãl»مُبِينٍ=apaçık«mübîn»
 ‎﴾ 30 ﴿‎   قُلْ=de ki أَرَأَيْتُمْ=«deyim  gördünüz mü»bir baksanıza! ▼ إِنْ=eğer أَصْبَحَ=olsa مَاؤُكُمْ=suyunuz غَوْرًا=çekilmiş ▼ فَ=o zaman مَنْ=kim? يَأْتِيكُمْ=getirir size بِمَاءٍ=bir su مَعِينٍ=akan
Âyet Metni : (Mülk.29) (29. Cüz | 564. Sayfa)
Okunuşu :
29. ḳul hüve-rraḥmânü âmennâ bihî ve`aleyhi tevekkelnâ. feseta`lemûne men hüve fî ḍalâlim mübîn.
(Mülk.29) Grameri
قُلْ : say ::: [Basit Fiil] [Emir Kipi] [Şahıs:Sen/eril] Kök: ق و لهُوَ : He ::: [Şahıs Zamiri] [Şahıs:O/eril]الرَّحْمَٰنُ : (is) the ::: [Belirlilik Takısı]الرَّحْمَٰنُ : Most Gracious ::: [İsim] [Eril tekil] [u‑haline çekilmiş (merfû)] Kök: ر ح ماٰمَنَّا : believe ::: [Türemiş Fiil] [Geçmiş Zaman] [Şahıs:Biz] [İf'âl Kalıbı] [فَـعَلَ=>أَفْعَلَ] Kök: أ م ناٰمَنَّا : we ::: [Fiil Şahıs Çekim Eki] [Şahıs:Biz]بِهِ : in ::: [Edat] [i‑haline çeken öntakı (harf‑i cer)]بِهِ : Him ::: [Bitişik Zamir] [Şahıs:O/eril]وَعَلَيْهِ : and ::: [Bağlaç (harf‑i atıf)]وَعَلَيْهِ : upon ::: [Edat] [i‑haline çeken öntakı (harf‑i cer)]وَعَلَيْهِ : Him ::: [Bitişik Zamir] [Şahıs:O/eril]تَوَكَّلْنَا : put (our) trust ::: [Türemiş Fiil] [Geçmiş Zaman] [Şahıs:Biz] [Tefa'ul Kalıbı] [فَـعَلَ=>تَفَعَّلَ] Kök: و ك لتَوَكَّلْنَا : we ::: [Fiil Şahıs Çekim Eki] [Şahıs:Biz]فَسَتَعْلَمُونَ : so ::: [Edat/Başlama (harf‑i istinafiye)]فَسَتَعْلَمُونَ : will ::: [Yakın‑Gelecek Zaman Takısı]فَسَتَعْلَمُونَ : know ::: [Basit Fiil] [Şimdiki/Geniş/Gelecek Zaman] [Şahıs:Siz/eril] [u‑haline çekilmiş fiil (muzârî merfû)] Kök: ع ل مفَسَتَعْلَمُونَ : you (you all) ::: [Fiil Şahıs Çekim Eki] [Şahıs:Siz/eril]مَنْ : who ::: [Bağlama zamiri (ism‑i mevsûl)]هُوَ : (is) it ::: [Şahıs Zamiri] [Şahıs:O/eril]فِى : (that is) in ::: [Edat] [i‑haline çeken öntakı (harf‑i cer)]ضَلَالٍ : error ::: [İsim] [Eril] [i‑haline çekilmiş (mecrûr)] Kök: ض ل لمُبِينٍ : clear ::: [Sıfat] [Eril] [etken türemiş fiilden Fiilimsi] [İf'âl Kalıbı] [فَـعَلَ=>أَفْعَلَ] [i‑haline çekilmiş (mecrûr)] Kök: ب ي ن
Gramer Tahlili sekmesinden veya Kök listesinden bir kök seçiniz.
Gramer Tahlili sekmesinden veya Kök listesinden bir kök seçiniz.
Menü
Âyet Metni
Meâller
Ayete Git
Gramer Kökler
Öğrenme Modu